Kişisel Web Sitesi

KANDİL GECELERİ BİD’ATTİR

Ülkemizde her yıl “Dinin kesin bir emri, fıkhi bir mecburiyeti imiş” gibi kutlanılan bu gecelerin, İslam’ın iki temel kaynağı (Kur’an ve sünnet) tarafından “kutsal” ilan edilmedikleri tartışmasız bir gerçektir.
Kandil geceleri diye bilinen geceler; Mevlid, Regaib, Miraç, Beraat ve Kadir Geceleridir.
Bu gecelere Kandil denmesinin sebebi; Osmanlı padişahı 2. Selim (1566-1574) zamanında; minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığından dolayıdır. Hicretten 350 yıl sonra, ilk kez Mısır’da, Fatımiler döneminde Mevlid, 400 yıl sonra da Kudüs’te Miraç, Regaib ve Berat geceleri kutlanmaya, bu geceler camiler ve mescitlerde toplu biçimde yapılan ibadetlerle geçirilmeye başlandı. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılarak gelenekleşti
Kadir gecesi haricinde ne Kur’an-ı Kerim’de ne hadis-i şeriflerde bu geceler ile ilgili bir bilgi vardır. Din adına yapılan her şeyi, kendi sınırları içinde ele almak; arttırıp, eksiltmeden uygulamak gerekmektedir. Kur’an ve onun tebliğcisi Hz. Peygamber tarafından nasıl tebliğ edilip öğretilmişse, Sahabe bu dini nasıl anlamış, neler yapmış, bizler nasıl anlıyor neler yapıyoruz konusunu mukayese etmeliyiz. Aksi halde kendi ellerimizle dine müdahalede bulunmuş, işimize geldiği veya hoşumuza gittiği gibi bazı ilave veya eksiltmelerde bulunmuş oluruz

Bid’at: Hz. Peygamber ve Ashâb-ı Kirâm dönemlerinde görülmeyip, onunla amel edilmeyen, hatta bir benzeri olmayan ve İslam’dan olmadığı halde sonradan ortaya çıkan ve ibadet kabul edilen görüş ve ameller, sünnete aykırı davranışlara bid’at denilir. Dinde sonradan ortaya çıkan ve hakkında herhangi bir delil bulunmayan bu gibi durumlar hakkında Resûlullâh şöyle buyurmuştur:

“İşlerin en kötüsü sonradan ihdas edilenler / ortaya çıkarılanlardır.”

“Sonradan ihdas edilen her şey bid’attir”

“Her bid’at dalalettir, her dalalet de ateştedir.”

İmam Malik’in konuyla ilgili şu sözünü hatırlamakta da büyük fayda vardır: “Kim, bu ümmet içerisinde (din adına) geçmişte olmayan bir şey ihdas ederse (ortaya çıkarırsa), bu kişi, Hz. Peygamber’in, Allah tarafından kendisine verilen Risalet (elçilik) görevine ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Allah-u Teâlâ “…Bugün dininizi olgunlaştırdım; size olan nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâm’ı uygun gördüm…”(Maide, 5/3) buyurmuştur. Bu yüzden, o gün din olmayan (dine dâhil olmayan) şey bugün de din olamaz!”  Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir. Neyin ibadet neyin gelenek olduğunun Müslümanlarca bilinmesi de elbette ki zaruridir.

Sonuç olarak şunlar söylenebilir: Kur’an’da da sünnette de bugün geniş halk kitleleri tarafından kutlandığı şekliyle kandil gecelerine işaret yoktur. Kutsal kabul edilen bu geceler, Hz. Peygamber ve ashabından çok sonra (en erken 350 yıl sonra!) Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlamış, daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır.

http://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/mevlid-ve-kandili-2037711

http://www.erdemyolu.com/kandiller/kandiller.html Diyanet Ansiklopedisi

http://www.suleymaniyevakfi.org/tarih-arastirmalari/kandil-geceleri.html

https://www.islam-tr.net/konu/kandil-geceleri-islamda-yoktur.7091/

One thought on “KANDİL GECELERİ BİD’ATTİR

Bir Cevap Yazın