Kişisel Web Sitesi

HASAN-I BASRİ (R.A.)

Tabiinin büyüklerinden Hasn-ı Basri (r.a.), alim, fakih, abid ve vera sahibi bir zat idi. Doğduğu zaman Hazret-i Ömer’e (r.a.) götürmüşlerdi, Hazret-i Ömer (r.a.) ona,yüzü çok güzel olduğu için ” Hasan” ismini vermiştir. Ashab-ı Kiram’dan üç yüz kadarına yetişmiştir. Hatta kendisi” Biz Horasan’a gazaya gittiğimizde, ordumuzda Ashab-ı Kiram’dan üç yüz zat bulunuyordu” derdi. Hasan Basri’nin (r.a.) […]

HUZEYFE BİN YEMAN (R.A.)

Huzeyfe (r.a.) ” Yeman” lakabıyla bilinen Hisl Bin Cabir’in (r.a.) oğludur. Her ikisi de sahabenin büyüklerindendir. Huzeyfe Bin Yeman (r.a.). Resulullah’ın (s.a.v.) mahrem-i esrarı (sırdaşı) olup münafıkları ve ileride olacak fitnelerin tafsilatını en ziyade bilen zat idi. ” Kıyamet gününe kadar olmuş ve olacak şeyleri Resulullah (s.a.v.) bana söyledi” buyurmuştur. Hazret-i Ömer (r.a.) Medine’de bir […]

VAİL BİN HUCR (R.A.)

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in peygamberliğini işitince kavmimin temsilcisi olarak yola çıktım. Medine’ye geldim. Beni Ashab-ı Kiram’dan bazı zatlar karşıladı ve ” Sen gelmeden üç gün önce, Resulullah senin gelişini bize müjdelemiş ve Vail Bin Hucr size geliyor buyurmuştu” dediler. Sonra, Peygamberimizin huzuruna girdim. Beni güzel karşılayıp alaka gösterdi, yakınına aldı ve ridasını yayıp üzerine oturttu. Sonra […]

1 NİSAN ŞAKA (HİLE) GÜNÜ

Asırlar boyunca Müslümanların hakimiyetinde kalan İspanya 15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu tarafından geri alınmaya başlanılmış ve Endülüs Müslümanlarının son kalesi de kuşatılmıştır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne giderek bir elinde Kur an […]

CABİR BİN ABDULLAH BİN RİYAB (R.A.)

Ensar’dan ve Hazrec kabilesinin Nu’man oğullarındandır. Bedir ve Uhud Gazalarıyla diğer bütün harblerde Resul-i Ekrem Efendimizle (s.a.v.) birlikte hazır bulunmuştur. Birinci Akabe’den önce ilk iman edenlerdendir. Birinci Akabe Bey’atında bulunan diğer zatlar şunlardır: Sa’d Bin Zürare, Avf Bin Haris, Kutbe Bin Amir, Ukbe Bin Amir, Ubade Bin Samit (radıyallahü anhüm). Kendisinden rivayet olunan bir hadis-i […]

HARİS BİN SIMME (R.A.)

Ensar’dan ve Hazrec Kabilesinin Mebzul Oğullarındandır. Künyesi Ebu Sa’d’dır. Peygamberimiz (s.a.v.) onu Suheyb-i Rumi (r.a.) ile kardeş kılmıştı. Bedir Gazası’na Resulullah Efendimizle çıkmış ise de, Ravha denilen yerde kaza ile bir azası kırıldığından Peygamberimiz onu geri göndermiş lakin ganimetten pay vermişti. Uhud Gazası’nda bulunarak sebat edenlerdendi. Hatta Uhud’da Osman Bin Abdullah’ı öldürünce zırhını, miğferini ve […]

İLK SANCAKTAR, BÜREYDE BİN HUSAYB

Peygamberimize Cenab-ı Hak’tan hicrete izin çıktığı zaman, Hz. Ebubekir-i Sıddık ile birlikte Mekke’den gizlice Medine’ye doğru yola çıkmışlardı. Kureyş kafirleri de onları bulup getirene büyük mükafatlar va’d ettikleri için bu mükafata tamah eden pek çokları yolları tutmuşlardı. Büreyde bin Husayb da Sehmoğullarından yetmiş süvari ile birlikte, belki rastlarım diye çıkmıştı. Karşılaştıklarında hidayet rehberi Resul-i Ekrem […]

PSİKOPATLAR NEDEN ÇOĞALIYOR

32 Yaşındaki oğlu için gelen anne şikayet ediyor: ” Doğru dürüst okumadı ama okul bitti. Şimdi de iş beğenmiyor. Bulduğumuz işlere ‘ yorucu, bana yakışmaz, bu paraya çalışılır mı?’ gibi gerekçelerle gitmiyor.Bütün gün evde.’ Onu getir, bunu al’ şeklinde emirler veriyor. Yapmak istemediğimizde ‘ Beni siz doğurdunuz,yapmak zorundasınız,çocuğunuz değil miyim? diyor. Direnirsek üzerimize yürümeye başlıyor. […]

ZEYD BİN SABİT

  Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vahiy katiplerinden olan Zeyd Bin Sabit Hazretleri Ashab-ı Kiramın büyük alimlerindendir. Tabiin’den başka Ashab-ı Kiram’ın büyükleri de kendisinden hadis rivayet etmişlerdir.   Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine-i Münevvere’ye teşrif buyurdukları zaman huzuruna götürülüp ” Ya Resulullah, bu çocuk, Beni Neccar kabilesinden olup, ezberinde on yedi sure vardır.” demişler, Zeyd (r.a.) sureleri okuyunca […]

CENNETTEN TOPRAK ALMAK

Yüzyıllar önce kiliseler cennetten topraklar satıyorlardı. Cahil halk ise, “Ölünce cennette yerimiz hazır olsun” diye bu oyuna alet oluyor, böylece papazlar ve kilise zenginleşiyordu. Ancak herkes öyle değildi. Bunun bir kandırmaca olduğunu, cennetten toprak satın alınamayacağını söyleyen Martin Luther mahkemeye çıkarılmıştı. Yargı, o zamanlar da dini kullananların elinde oyuncaktı. Duruşma sırasında Martin yargıçlara seslendi; “Milleti […]