Kişisel Web Sitesi

İLK SANCAKTAR, BÜREYDE BİN HUSAYB

Peygamberimize Cenab-ı Hak’tan hicrete izin çıktığı zaman, Hz. Ebubekir-i Sıddık ile birlikte Mekke’den gizlice Medine’ye doğru yola çıkmışlardı. Kureyş kafirleri de onları bulup getirene büyük mükafatlar va’d ettikleri için bu mükafata tamah eden pek çokları yolları tutmuşlardı. Büreyde bin Husayb da Sehmoğullarından yetmiş süvari ile birlikte, belki rastlarım diye çıkmıştı.

Karşılaştıklarında hidayet rehberi Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimize ” Siz kimsiniz?” diye sordu. ” Ben, Muhammed Bin Abdullah, Resulullahım” buyurunca kelime-i şehadeti söyleyerek yanındakilerle birlikte tamamı iman ettiler.

Bu sebeple Büreyde (r.a.): ” Allahü Teala’ya hamd ve sena ederim ki, bizler zorla değil de isteyerek Müslüman olduk” derdi. Ertesi gün Büreyde: ” Ya Resulullah, yanında liva (sancak) olmaksızın Medine’ye girmen münasip değildir”. deyip başındaki sarığını mızrağının ucuna bağlamış. Medine’ye girinceye kadar Liva-i Muhammedi ile yürümüştür.

Büreyde Hazretleri Uhud Gazası’ndan sonra Medine’ye yerleşti ve bundan sonraki bütün harblerde Peygamberimizin yanında hazır bulundu. Hudeybiye’de Rıdvan Bey’ati’nde bulunmuştur. Sonra Basra’ya ve oradan gaza için Horasan’a gitti, Merv şehrine yerleşti ve hicretin 62. senesinde Merv’de vefat etmiştir. Horasan diyarında ahirete en son irtihal eden sahabidir ve nesli orada devam etmiştir.

Hz. Büreyde’den rivayet olundu: ” Resulullah, Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: ” Bir yerde vefat eden ashabım, kıyamet günü oranın halkı için, muhakkak önlerinden giden bir nur olarak diriltilir.”

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) Büreyde ve Hakem Bin Amr-ı Gıfari’ye: ” Siz ikiniz doğu halkı için iki pınarsınız, doğu halkı sizin ardınızca mahşer meydanına gelirler” buyurmuşlardı. Nitekim ikisi de Merv’de vefat ettiler.

Bir Cevap Yazın