Kişisel Web Sitesi

HARİS BİN SIMME (R.A.)

Ensar’dan ve Hazrec Kabilesinin Mebzul Oğullarındandır. Künyesi Ebu Sa’d’dır. Peygamberimiz (s.a.v.) onu Suheyb-i Rumi (r.a.) ile kardeş kılmıştı.

Bedir Gazası’na Resulullah Efendimizle çıkmış ise de, Ravha denilen yerde kaza ile bir azası kırıldığından Peygamberimiz onu geri göndermiş lakin ganimetten pay vermişti. Uhud Gazası’nda bulunarak sebat edenlerdendi. Hatta Uhud’da Osman Bin Abdullah’ı öldürünce zırhını, miğferini ve kılıcını almış, Resul-i Ekrem Efendimiz de aldıklarını ona vermişlerdir. O gün Hazret-i Haris’den (r.a.) başkasına öldürdüğü kimsenin eşyaları verilmemiştir.

Haris (r.a.) Uhud Gazası’nda Peygamber Efendimize ölünceye kadar onu koruyacağına dair bey’at etmişti. Şöyle anlattı: Uhud Gazası’na Şı’b mevkiinde Resulullah Efendimizin yanında idim. Bana: ” Abdurrahman Bin Avf’ı gördün mü?” buyurdular. ” Evet, Ya Resulullah! Dağın bir tarafında idi, müşrik askerleri üzerine hücum ediyorlardı. Yanına gitmek istedim, fakat zat-ı alinizi görünce sizin yanınıza geldim” dedim. Peygamberimiz ” İşte onu melekler koruyorlar” buyurdular. Bunun üzerine Abdurrahman’ın yanına gittim. Gördüm ki önünde yedi müşrik ölmüş yatıyordu. ” Ellerine sağlık, bunların hepsini sen mi öldürdün?” dedim. ” Ertat Bin Şurahbi ile şunu ben öldürdüm. Fakat diğerlerinin öldürüldüğünü gördüğüm halde öldürenleri görmedim” dedi. Bunun üzerine ” Sadekallahü ve Resuluhü: Allah ve Resulü doğrudur” dedim.

Hz. Ali, Uhud Gazası’ndan dönünce kılıcını Hazret-i Fatma’ya (r.anha) verdi ve ” Şu kılıcıma iyi bak, bu gün onunla çok güzel vuruştum” dedi. Resulullah Efendimiz (s.a.v.): ” Asım Bin Sabit, Sehl Bin Hanif, Haris Bin Sımme de senin gibi güzel vuruştular” buyurdu. Haris (r.a.) hicretin dördüncü senesi Safer ayında, Bi’r-i Ma’une Vaka’sında, Necidllilere dini öğretmek için giderken ihanete uğrayıp şehid olan hafızlardandı. Medine ve Bağdad’da nesli devam etti.

Bir Cevap Yazın